Meyve ve Sebze Yıkama : Taze meyve ve sebzeler ilk olarak ozonlu su ile yıkanır. Yıkamada kullanılan suda filtrasyon sonrasında bakteriler ve askıda katı maddeler bulunmaz, renksizdir ve su kullanımını azaltmak için yeniden kullanıma sokulabilir. Bilinen klor bazlı yıkama sistemlerinin aksine bir ozonlama yöntemi sonrasında deşarj edilen atık su kimyasal kalıntılar içermez. Ozon ayrıca pestisitleri ve klorlanmış yan ürünler gibi kimyasal kalıntıları yok edebilir (Landlais ve arkadaşları, 1991) Ürünün tazeliğini koruma ve hatta iyileştirmenin bir yolu ozonlu su kullanarak sebze ve meyveleri yıkamaktır (Hampson and Fiori, 1997).
Yıkama sistemlerinin iki tipi : sprey ya da kanal yolu ile ürün yüzeyindeki mikroorganizma sayısını azaltmak için kullanılabilir. Kim ve arkadaşları 1999'da dilimlenmiş marulu yıkamak için ozonlu su kullandılar. Denemelerinde, akış suyuna ozon enjekte edip yüksek hızla karıştırma işlemini gerçekleştirdiler ve total petri sayımında yaklaşık 2 log cfu/g (cfu=koloni oluşturan birim) azalma elde ettiler. Kondo ve arkadaşları 1989'da bu metodla Çin lahanasında total bakteri sayımında %90 azalma elde ettiler. Ozon ürün endüstrisinde önemli bir patojen olan E. coli ye karşı özellikle etkilidir.
Meyve ve Sebze Stoklanması : Stoklama sırasında meyvenin respirasyon prosesi hızlanır ve bu nedenle çürümede hızlanır. Çok hızlı çürüme olması durumunda , etilen ( gazı ) üretimi olur ve diğer meyveleri de etkileyecek çok daha yoğun bir çürüme başlar. Bu prosesin dışardan görünen işaretleri; kabuğunun kahverengiye dönüşmesi, etinin yumuşaması ve çürümesi gibi belirtilerdir. Bu proses ozonun varlığı ile kontrol altına alınır. Çünkü ozon oluşan metabolik ürünleri çok hızlı oksitler, böylece diğer meyvelere geçmesini önlemiş olur. Dahası oluşan hasarların ( yaraların ) iyileşmesini sağlayarak daha fazla enfeksiyona karşı direnç oluşturur. Ayrıca olgunlaşma sırasında muz ve elma gibi birçok meyve olgunlaşma sürecini hızlandıran etilen gazı yayar. Ozon pek çok meyve ve sebzenin stoklama ömrünü uzatmak için kimyasal reaksiyon ile etilen gideriminde çok etkilidir. Etilen, ozon ile reaksiyona girerek karbondioksit ve suya dönüşmektedir.
C2H4+2O3 --= 2CO2+2H2O
Geçmişte yapılan birçok çalışmada besin yüzeyindeki mikrobiyal aktiviteyi önlemek ve sebze ile meyvelerin raf ömrünü uzatmak için ozon gazı kullanıldı. 1933 den beri elma, patates, domates, çilek, brokoli, armut, portakal, şeftali, üzüm, mısır ve soya fasulyesinin dahil olduğu birçok meyve ve sebze üzerine pek çok deney yapılmıştır (Perkins, 1997; EPRI, 1997). Barth ve arkadaşları 1995'de dikensiz böğürtlen stoklanması üzerine ozon etkisini değerlendirdiler. Böğürtlenler hasat edildi ve ozonlu havada stoklandı. Kontrol meyvelerinde %20 bozulma gözlemlenirken mantar gelişimi ozonla muamele edilen meyvelerde bastırıldı. Ozon gözlemlenebilir yara defektlerine neden olmadı ve yüzey rengini 12 gün korudu.
Çilekler su ile kolayca hasara uğradığı için ozon gazı çileklerin raf ömrünü uzatmada iyi bir seçim olabilir. Ewell 1940‘da eğer her gün birkaç saat devamlı olarak doğru miktarda ozon gazı uygulanırsa çileklerin, ahududuların ve üzümlerin raf ömrünün iki katı olabileceğini gösterdi.
1953'de yapılan ilk araştırmalarda bir günde birkaç saat ozon uygulayarak elmanın raf ömrünü birkaç hafta artırabileceğini bulundu.
Yapılan deneyler sonucu patates kalitesini etkilemeden patatesin raf ömrünün 6 ay kadar uzayabileceğini görülmüştür.
Soğuk stoklamada ozonun önemli etkilerinden biri meyve ve sebzelerin olgunlaşma sürecini yavaşlatmasıdır.
Portakalların çürümesinde; stoklama sıcaklığının ve havalandırma sisteminin ozon arıtımıyla birlikte etkisi kesikli ozon verilerek denenmiştir. Stok odalarında ozon gazı konsantrasyonu online olarak kontrol edilmiştir.
Hasat sonrası gelişen yeşil ve mavi küflerin (penicillium digitatum ve penicillium italicum) üzerinde gaz ozonun etkileri suni olarak inoküle edilmiş limonlarda ( 10 üzeri cfu ml üzeri -1 ) değerlendirildi Portakallar aşağıdaki şekilde uygulamaya tabi tutuldu.
Yıkama uygulamasından sonra meyveler 8 hafta boyunca 5 0C ve % 90 - 95 nispi nemde ozon uygulamasına tabi tutuldular ve kontrol için ozonsuz normal soğuk stoklama odasında bırakıldılar.
Bu deneysel sonuç göstermiştir ki ozon, stok odalarındaki patojenik spor yükünü de azaltır, paketler, duvarlar ve yerlerdeki küflerin yüzey gelişmesini baskılar ve takiben stoklanmış ürünlerde enfeksiyona neden olabilecek mevcut inokülasyon miktarında azalmaya neden olur..
Kısaca Ozon atmosferine maruz kalan meyvelerde eskime ve ağırlık kaybı da ozon verilmeden stoklananlara göre daha azlmıştır.
Genel olarak özetlemek gerekirse;
Sayfa Özeti: Meyve ve Sebzelerde Ozon Uygulaması
Anahtar Kelimeler:
Copyright © 2009 Narlı Bahçe Ozon Su Arıtma Sistemleri Ltd.Şti. Antalya - Türkiye